HABER DETAYI

17 Aralık 2018 21:06

Stagflasyon nedir? Türkiye’de stagflasyon var mı?

Stagflasyon nedir? Türkiye’de stagflasyon var mı?

 Son günlerde dolaşan bir terim var stagflasyon. Bu terimi merak edenler Google da aradığı zaman karşısına stagflasyon kelimesinin açıklaması yanında  Türkiye ile bağdaştırılarak “Stagflasyon Türkiye” olarak çıkıyor. Malesef özel isim haline gelmiş.

Bu ekonomik terimin nasıl ortaya çıktığı ile ilgili makalemi aşağıda yazdım. Makalenin içine kendi görüşlerimi parantez içinde ekledim.

    Öncelikle bu terimin açıklamasına bakalım;

    Stagflasyon, yüksek işsizlik, yavaş ekonomik büyüme ve yüksek enflasyon olarak tanımlanır ve ekonomik fırtınanın kötü habercisi olarak bilinir. Ekonomi durgun olduğunda, gayri safi milli hasıla (GSYİH) ya çok yavaş bir oranda büyür ya da küçülür. Ekonomik durgunluğun doğal sonucu işsizliğin artmasıdır. İşletmeler tasarruf için çalışanları işten çıkarır. (=Türkiye’de şu anda çalışanların işten çıkarılması gibi bir durumu görmüyorum.) Bu da tüketicilerin satın alma gücünü azaltır (”=Evet fiyatlarda artma var ama tarihte ekonomik buhranları yaşayan ülkelerin yaşadığı kadar satın alma gücünde çok büyük artış yok). Bu da daha az tüketici harcaması ve hatta daha yavaş ekonomik büyüme anlamına gelir.(=yine çarşı pazarlarımız dolu)

  Ekonomik yavaşlamalar makro ekonomik döngünün normal bir parçasıdır.(=şu an bu döngü içindeyiz).Finansal spekülasyonlar elden çıktığı zaman piyasanın kendisini istikrara kavuşturması gerekir. Bu genellikle sancılı bir durgunlukta geçici olarak gerçekleşir.(=durgunluğun geçici olduğuna inanıyorum)

   Uzun süreli yavaş ekonomik büyüme dönemi, yüksek enflasyon oranları ile birleştirilir. Enflasyon, mal ve hizmet fiyatlarında süregelen artıştır, ancak aynı zamanda, alım gücünde devam eden bir azalma olarak da tanımlanabilir. Normal bir yılda enflasyon iki veya üç puan artırabilir. Enflasyon oranı yüzde 5 veya hatta yüzde 10 artmaya başlarsa, işler zorlaşabilir.(=bu oranlar 1970 ve 1980 li yıllarda ABD’de yaşanan ekonomik krizin oranlarıdır. Bu oranlarla ABD büyük kriz yaşamıştır. Karne ile satışlar ve karaborsa görülmüştür. Dünyaca tanınmış ekonomi otoriteleri makro ekonominin temel prensiplerini bu krizden çıkardığı sonuçlara göre belirlemiş ve sayfalarca kitap yazmışlardır. Biz Türkiye’de bu orandan çok daha fazlasını gördük:))

     Yüksek işsizlikle birlikte, tüketicilerin harcama yapmak için daha az parası vardır. Sabit bir gelire sahipseniz, enflasyon maaşınızın değerini erozyona uğratır. Ve eğer biraz para biriktirmeyi başarırsanız, enflasyonun zararını azaltırsınız. Enflasyon, zaten iç karartıcı bir ekonomik ortamda gerçek bir güven katilidir.(=esnafın ve müşterilerin güvenleri devam ediyor. Harcamasını ve tasarrufunu azaltmış insan görmüyorum. Aksine şu günlerde cep telefonu ve elektroniğe ilgi tekrar arttı:)

    1970’lerden önce, ekonomistler durgun bir ekonomiye ve yüksek enflasyona sahip olmanın imkansız olduğunu düşündüler. Etkili bir İngiliz ekonomist olan John Maynard Keynes’in ekonomik ilkelerine göre enflasyon, ekonomik büyümenin bir yan ürünüdür. Keynesçiler için, “her şey arz ve talep ile ilgilidir “ şeklinde düşünmektedir. Talep yüksek olduğunda – yükselen bir ekonomi sırasında olduğu gibi – fiyatlar yükselir. Keynescilerin fark etmedikleri, enflasyonu yukarı yönlü bir spirale atabilecek başka güçlü ekonomik güçler olduğuydu. 

   Stagflasyonun nasıl çalıştığını anlamak için, 1970’lere geri dönüş yapmanız gerekiyor. 

  1970’lerde Stagflasyon

 Stagflasyon kelimesi 1970’lere kadar yoktu. 1958’den 1973’e kadar Amerika Birleşik Devletleri “Savaş Sonrası Patlama” olarak bilinen şeyi yaşadı.  1960’larda Fed , işsizlik ve enflasyon arasındaki ters ilişkinin istikrarlı olduğuna inandı. Fed, mal ve hizmetlere yönelik genel talebi artırmak ve işsizliği düşük tutmak için para politikasını kullanmaya karar verdi. 

     Maalesef yanlış anladılar.  Devletler, talebi artırmak ve fiyatları yükselmek için ekonomiye para döktü. İşçiler, fiyatlardaki (enflasyondaki) artışa dikkat çekerek, ücretlerinin buna göre yükselmesini bekliyorlardı. Bir süredir işverenler maaşları yükseltmeye istekliydi, ancak enflasyon ücretlerden daha hızlı artmaya başladı.İşçiler, daha düşük ücretler için işgücü sağlamak istemiyorlardı, dolayısıyla enflasyon yükselmeye devam ettikçe işsizlik arttı.

     Ancak ücret-fiyat spirali tek başına katil stagflasyonu tetiklemek için yeterli değildi. 1970 yılında  ABD’de enflasyon yüzde 5,5 oldu. 1974 itibariyle, yüzde 12.2 idi ve 1979’da  yüzde 13.3’lük bir artışla doruğa çıktı . Borsa, durma noktasına geldi. 1970’ten 1979’a kadar Fed, her ikisi de sadece sorunu daha da kötüleştiren ücret ve fiyat kuralları ve büyük devlet harcamaları (ve borç alma) dahil olmak üzere ekonomiyi istikrara kavuşturmak için çok sayıda taktik denedi.

    Fed’in  ABD’de geliştirdiği ikili misyonu fiyatları sabit tutmak ve istihdamı en üst düzeye çıkarmaktı. Bu misyonu gerçekleştirme stratejisine para politikası denir. Modern para politikası Friedman’ın teorilerinden büyük ölçüde etkilenmiştir. (=ekonominin bilinçsiz yönetildiğini inanıyordum tarihten örnek alınmadığını, sonuçların analiz edilmediğini ancak bu yöntem ülkemizde uygulandı.)

    Ekonomi büyüdüğünde Fed, dolaşımdaki para miktarını sınırlamak için faiz oranlarını arttırdı. Ekonomi yavaşladığında, Fed borçlanmayı teşvik etmek ve dolaşımdaki para miktarını artırmak için faiz oranlarını düşürdü. Amaç, enflasyonun kontrolden çıkmasına izin vermeden ekonominin sağlıklı bir hızla büyüdüğü istikrarlı bir dengeye ulaşmaktı. (=bu da uygulandı)

     1960’larda, her ne pahasına olursa olsun istihdamı en üst düzeye çıkarmak için, Fed faiz oranlarını düşürdü ve ekonomiyi parayla doldurdu. Bu, mal ve hizmetlere ve artan fiyatlara olan talebin artmasına neden oldu. 1970’lerde enflasyonun kontrolden çıktığı açıktı, Fed ve federal hükümet, gerçek ekonomik çıktının çökmesine rağmen, sisteme daha fazla para pompalamak için hatalı yaklaşımı aldı. Bu, Friedman’ın enflasyona yönelik formülüne uyuyor: çok az mal satın almak için çok fazla para.

    1979’da Fed başkanı olarak atanan Paul Volcker faiz oranlarını artırdı, ekonomiye para akışını durdurdu. Yüksek işsizlik ve 1980’lerin başında önemli şekilde yükselmişti. Ancak enflasyon normal seviyelere döndü ve ekonomi sonunda dengelendi.

   GSYİH’nin düştüğü ve işsizliğin arttığı bir durgunluk sırasında stagflasyon tehdidi büyük ölçüde artmıştır. Standart para politikasına göre, Fed, borçlanmayı ve harcamaları teşvik etmek için resesyon sırasında faiz oranlarını düşürmektedir. Stagflasyonu önlemenin anahtarı, ekonomiye çok hızlı bir şekilde girmek için çok fazla paraya izin vermekten kaçınmaktır.(bu yöntem de uygulanıyor)

     Bir durgunluk sırasında stagflasyonu başarılı bir şekilde önlemek için, ekonominin hem kısa hem de uzun vadeli performansını doğru bir şekilde tahmin etmek gerekir. Ülkenin durgunluk noktasını belirleyip zamanında müdahale etmek ve ülke durgunluktan çıktığında yavaş yavaş parayı dolaşımdan çekmek önemlidir. Bu kusursuz bir zamanlama gerektirir. Eğer faiz oranları hemen artırılırsa, yeniden doğan bir ekonomi ortaya çıkar. Çok uzun süre beklerse, ekonomi fazladan parayla aşırı ısınabilir, bu da fiyatların yükselmesine ve enflasyonun yükselmesine neden olabilir.

   Yukarıda belirtilen stagflasyonun sonuçlarını analiz ettiğimizde Türkiye’de bulunan ekonomik durumun bu terime uymadığını görüyorum. Bu iki teoriyi ortaya atıyor. Bu yaşadığımız “litaratüre girecek olan yeni bir ekonomik kriz terimi mi?” (Çünkü ekonomi kitaplarında bu durumla örtüşen bir şey yok ) yoksa “Türkiye’nin ekonomik açıdan zaman atlaması yaparak çok ileriye gideceğinin göstergesi mi?”

   Tabi ki istediğimiz ikinci seçenek.

  Lütfen yorum yapmayı unutmayın.

HABERE YORUM YAP

HABERE YAPILAN YORUMLAR

  • yavuz 24 Aralık 2018 17:50 CEVAPLA

    Güzel ve aydınlatıcı olmuş gerçekten

  • oktay demir 27 Aralık 2018 11:33 CEVAPLA

    güzel bir makale olmuş öğrenmek isteyenler için yararlı bir konu olmuş

  • isacotur 27 Aralık 2018 15:35 CEVAPLA

    Türkiye’de olan en büyük sorun gelir adaletsizliği, ve işletmelerin ödemeleri gereken vergiyi ödememek istememeleri yani vergi kaçırmalarıdır

  • muhammet 27 Aralık 2018 17:43 CEVAPLA

    güzel bir makale .

  • ERTUĞRUL TV 28 Aralık 2018 16:36 CEVAPLA

    çok kaliteli hizmetleriniz var teşekkürler memnuniyet duydum başarılar dilerim her zaman yanınızdayız. iyiki varsınız sağolun.

  • MURAT ATLAMIŞ 29 Aralık 2018 23:20 CEVAPLA

    ilk defa duyduğum bir kelime. demek yüksek işsizlik manasına geliyor. bilgilendirdiğiniz için teşekkürler.

  • Mahmut Sami Özdemir 30 Aralık 2018 00:56 CEVAPLA

    Türkiyede stagflasyon terimini uzun süredir araştırmaktaydım sayenizde öğrendim teşekkürler

  • ihsan 30 Aralık 2018 17:34 CEVAPLA

    öğretici bir yazı olmuş. Elinize sağlık. Bu tür yazıların devamını bekliyoruz.

  • Mustafa Atik 31 Aralık 2018 12:18 CEVAPLA

    Gayet güzel ve başarılı bir yazı olmuş emeği geçenlerin ellerine sağlık

  • fettahoglu nakliyat 1 Ocak 2019 10:35 CEVAPLA

    Guzel bir makale hazırlamışsınız gerçekten yararlı olur ama ekonami olayı çözmek en kolay yolu iş fırsatı vermektir.

  • yusuf 1 Ocak 2019 10:39 CEVAPLA

    yararlı teşekküler paylaşımınız için..

  • Melih kokcu 1 Ocak 2019 12:37 CEVAPLA

    güzel bir açıklama olmuş elinize emeginize saglık herkez yararlansın bundan saolun..

  • bedava bitcoin 1 Ocak 2019 15:39 CEVAPLA

    2019 yılında bitcoinin tekrar yukselişe geçeceği düşünülmekte. bu kadar ucuzlamışken biraz birikim yapmakta yarar var. bitcoine Para yatırmak istemeyenler http://bedavabitcoin.eu3.org/ adresinden azda olsa ufaktan bedava bitcoin veya diğer alt coinleri bedavaya toplayabilirler.

muratpaşa escort avcılar escort bakırköy escort başakşehir escort esenyurt escort kadıköy escort mecidiyeköy escort escort bayan avcılar escort kadıköy escort beylikdüzü escort bahçelievler escort şirinevler escort kayseri escort